11 Temmuz 2016 Pazartesi

Sağlıklı yaşama merhaba :)

Eveeet yaz geldiiii hatta yarıladık bile :) Aslında bizim ailede Mayıs ayından itibaren bir koşturmadır gidiyor. Çünkü hem yazlık sezonu açılacak (tadilat olaylarımız vardı), üstelik hemde artık iki evin birden idaresi başlayacak diye azda olsa sıkıntılar baş göstermeye başlıyor.

Şimdi sorarsınız şayet peki niye bu yazlıkta kalmıyorsun ? diye..

Arada kalıyorum merak etmeyin :) Artık büyüdüğümüz içinde sürekli aynı şeylerin tekrarlanmasını da göz önüne alırsak biraz sıkıcı olabiliyor. O yüzden İstanbul'a gidip sonra yazlığa geçmek aslında benim için bir nevi kaçış noktası oluyor.

Yaz ayını çok sevmememe rağmen tek bir iyi yanı varsa yazlık arkadaşlarının bir araya toplanıp birlikte güzel zamanlar geçirmek olur. Herkes bütün bir sene hayatında olan değişikliklerden, aldığı kararlardan hatta korkularından bile bahsettiği zaman yanında birinin olup 'ben yanındayım' ı hissettirmesi kadar güzel bir durum yok.

Bu yazıyı yazma amacımdan daha fazla sapmayayım en iyisi. Ben bir karar verdim ! Ve bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Motivasyon kaynaklarım o kadar güçlü ki onların motivasyonunu aldım bende. Ve sağlıklı yaşamaya, kendime iyi bakmaya karar verdim :)

Damla ve Şevval.. İkisi de bir dönem kiloluydular. Sonra ne yapıp edip yediklerine dikkat ettiler ve sanırım sporunda etkisiyle zayıfladılar. Yanımda ufacık tefecik kaldılar :( Aslında ikisi de bana öyle güzel konuşarak motivasyon sağladılar ki 'evet bende yapabilirim' dedim. Seve seve destekçim olmaya karar verdiler onlarda.. Sadece destekçilerimi buldum ve böylece karar verdim.

Bakalım uzun bir süreç beni bekliyor ama belli bir kilo verince tekrar yazacağım. Cumartesi itibariyle de başlamış bulunmaktayım.

Yakınlarıma ve tanıdıklarıma buradan sesleniyorum !! Beni kötü yola düşürmeyin heeeyyy :) Yedirmeye çalışmayın artık :)


Haftaya görüşmek üzere..



(ilk spor sonrası) 

(Ikinci günümüzden )

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Bayram Sabahları..

Eceeeem kızıım hadi kalk bugün bayram ! Günaydııın :)

Evet yine bir bayram sabahı içimde kelebekler uçuşuyor. Zihnimde çalan şarkı:


'Bugün bayram erken kalkın çocuklar 
Giyelim en güzel giysileri 
Elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi' ydi. 


Bir heyecanla giyerdim bayramlıkları sonra kardeşimle babamın namazdan gelmesini beklerdim. Elimde çikolata ve kolonyayla birlikte... Onlar gelir ilk evde bayramlaşırdık. Sonrasında ya küçükbabanneme ya da büyükbabanneme giderdik.

Evet doğru okudunuz. Biri büyük biri küçükbabanne... Yanlış anlaşılma olmasın dedemin iki eşi yok. Sadece büyükbabannemin bizim aileye çok desteği olduğu için biz küçükler olarak büyükbabanne, büyükler ise ya teyze ya da anneanne derlerdi yani ondan. 

Yalnızcan ailesi bir evde toplanırsa çok kalabalık olurdu. Beyaz örtülerle önce masalar kurulur, çaylar demlenirdi. Börekler, çorbalar ve niceleri... Servise atılırdım hemen severdim çay doldurup getirmesini, şeker uzatmasını.. En sevdiğim ama bana düşman olan tatlılar sunulurdu sofrada yani bir kuş sütü eksik olurdu o kadar. Eee tatlı bulmuşum yemeden durur muyum ? Tabi ki hayır :) Yemekler bittikten sonra mutlaka büyükbabannem sofra duası okutur, bizimde İhlas veya Fatiha surelerini okumamızı isterdi ve sonra tabi gözleri dolar ağlardı. Sevildiğinden, böyle kalabalık şekilde etrafını sardığımız için çok mutlu olurdu. Tembihte ederdi bir yandan 'bakın ben bu dünyadan göçüp gidince bu bayram sabahlarını yaşatın' derdi. Amaaaan babanneee niye öyle konuşupta beni de üzüyosun diye karşılık verirdim. Gözyaşlarını siler sarılırdım..

Yaş sırasına göre dizilirdi herkes ama birbirine karışırdı seni öptüm mü? diye sorduğumda olmuştur mutlaka. Yengemle kahve manyaklığımız vardır mesela sonrasında da ailecek fotoğraf çekilme faslı...

Anneannemlere geçerdik kahvaltı faslı bittikten sonra. Bir yandan merak ederdim teyzemlerin gelip gelmediğini çünkü onları da özlemiş olurdum. Anneannem klasik yerinde durmaz hizmet etmeye çalışır, bende engellemeye tabii. Kazanan çoğu zaman anneannem olur:) Dedemi ise çok çalışmaktan yorgun düşmüş bulurdum. Çoğu zaman konuşmaya takati bile olmazdı. Ama bizi korumasını,laf söyletmeyi sevmezdi babama karşı. Güçlü hissederdim kendimi dedemin yanındayken.. Hikayeler duymayı severdim, oynamasını izlerdim, anneanneme aşkla ve elini hiç bırakmamasına özenirdim. Yoktu böyle aşk !

Ne zaman dedemle büyükbabannemi bu dünyadan uğurladım. Büyüdüğümü hissettim... Büyümek ister ya insan işte ilk defa büyümeninde acı verdiğini hissettim. Yanlarında iken mutlu olduğum iki insan melek olmuştu. Şimdi bir şansım olsa geriye dönüp daha çok vakit geçirirdim. Bayram sabahları neşeliydim,mutluydum ve huzurluydum anlayacağınız...

Şimdi o eski neşeli halimden eser kalmadı. Bir yanım buruk oluyor her bayram sabahı.. Yaşadığım an'lar aklıma geliyor buruk bir tebessüm ediyorum. Bir de 'Eskiden olsa' lafını çok kullanmaya başladığımı farkettim sonrasında. Anılarımı canlandırıyorum zihnimde..

Sevdikleriniz yanınızdayken kıymet bilin. Koşun, ellerinden ve yanaklarından öpün ve kocaman sarılın..

Şimdiden herkese iyi bayramlar diliyorum. Büyüklerimin elinden, küçüklerimin gözlerinden öperim :)  Çok mu klasik bir cümle oldu buu? Aman neyse artık olan oldu :)

Haftaya görüşmek üzere...