15 Ağustos 2016 Pazartesi

Yeni Tiyatro Ödülleri 2016




Bir gün öncesinden yengemle birlikte Eminönü - Sirkeci programı yapmıştık. Tabi annemde rahat durur mu ? Bütün işlerini iptal edip benim peşimde programımıza dahil oldu. Yengemin hem okul için hem de aile kahvaltısı için doğum günü süsü alması gerektiğinden ilk o işleri hallettik.  Neyseki alınacaklar çabuk bulundu da ben sıcaktan eriyip bitmeden ilk işimizi halletmiş olduk. Ama annem oraya kadar gitmişken kumaş almadan durur mu ? Tabi ki hayııır :) Sirkeci’ye geçip ordan oraya azcıkta söylene söylene bir o yana bir de bu yana savrulup durdum. Bakın asla gezmede bir problem yok ama kalabalık ve sıcak eklenince bendeki işler değişiyor. Zaten bilen bilir alışverişi ve o dükkandan bu dükkana sürüklenmeyi sevmem ama sabrettim napalım :) 


Yemekler yenildi annemin kumaşları alındı ve tabi ki tatlılarda yenildi. (Valla alışverişe sırf tatlı yiyebilmek için katlandığımı da ekleyeyim.)


Şimdi ödül töreni nerede diyorsunuz? 


E biraz sabredin. Biz o kumaşçı, bu ip şu dantel derken daha doğrusu annemle yengem bakarken ben çoktan farklı alemlere dalıp gitmiştim. Nedenini hemen söylüyorum; Sezgi mesaj atıp Yeni Tiyatro Ödül Töreni var ‘Bütün Kadınların Kafası Karışıktır’ ekibi ve Selen Hanım ödüle aday. Yeni bir oluşum olduğu için arayan herkes gidebiliyor sanırım müsaitsen hem gidelim hem destek olalım dedi. Ben bunu duyunca rahat durur muyum? Direk telefona sarıldım ve verilen numarayı aradım. Sorun kalmamıştı tek annemle babam vardı sormam gereken ve onlarada olur gözüyle bakıyordum açıkçası. Fakat o kadar kendimi kaptırmıştım ki ödül törenine gideceğim diye kafamda saçımı nasıl yapsam? Hangi kıyafeti giysem bu sefer? Makyajda sorun olmaz zaten hafif yapıyorum diye düşünmeye başlamıştım.


Bakırköy’e geçtik ama nasıl geçtim onu bir de bana sorun ! Telaş ve heyecan eşittir ben :) Vakit kaybetmeden pııırr annemle kuaförün yolunu tuttuk. Eve gelip makyajımı yapıp, çantamı hazırladıktan sonra kendimi dışarıya attım. Çünkü asıl olay şimdi başlamamıştı.


Fulya Sanat Merkezi… Nasıl gideceğimizi bile bilmiyordum. Neyse ki Kurtuluş tarafında oturan arkadaşıma ulaştım. Sağolsun Teşvikiye’de çalıştığı yerde karşıladı ve yürümeye başladık.


Zorda olsa yeri bulduk. Allahım şükürler olsun :) Salona girmeden önce ödüle aday olanlarla kısa bir söyleyişi gerçekleştiriliyordu. İkimizde yorulmuştuk bir de kameralardan saklandık :) Biraz ortalığın sakinleşmesini bekledik ve arkasından salona geçtik. 


Salonun atmosferi çok etkileyiciydi açıkçası. Her taraftan bir oyuncu fışkırıyordu ama daha biz ne Selen Hanım’ı ne de ekibini görebilmiştik. Beklemekten başka çare yoktu. Yavaş yavaş program başladı. İlk mini konser, açılış konuşması,yitirdiklerimiz derken başka konuşmacılarla ödül töreni devam etti. Sonra bir ara Beşiktaş marşı çalmaya başladı. Bende marşı bildiğimden eşlik ettim salondaki Beşiktaşlılara :)


Küçük bir not: Ben Beşiktaşlı değil Galatasaraylıyım fakat teyzem ve kuzenim sayesinde bir marşlarını öğrendim. Salonda o sevdiğim marşta çıkınca eşlik ettim bu kadar. Bir nevi durduramadım kendimi :)


Ödülere aday olanların önce kısa tanıtımıyla birlikte kazanan açıklandı. Her kategoride alkış yaptık ama biz asıl heyecanı kendi kategorilerimiz gelsin diye geri sayım yaptık. Kendi kategorilerimiz derken Bütün Kadınların Kafası Karışıktır'ın aday olduğu tabii.. Ekibi de Selen Hanım kadar benimsedik.

- Hadi son 3 kategori az kaldıı ablaaağğğğ 
- Bir kategori daha bittii valla geldi sıra.. 
- Aman Allahım son 1 ! 

Derkeeeeeeeen nihayet ‘Bütün Kadınların Kafası Karışıktır’ ekibinin aday olduğu ödüllere gelmiştik. Allahım bu nasıl bir heyecan böyle ? Yok valla yerimde duramıyordum. Tanıtımlar döndükçe tüylerim ürpermeye, yüreğimiz pır pır etmeye başlamıştı bile. Tabi ki alkışımızı da esirgemedik. Bütün Kadınların Kafası Karışıktır ekibinden Şebnem Sönmez ödül aldı fakat kendisi Ankarada turnede olduğu için ödülünü oyunun yönetmeni Selen Uçer aldı. 



Aslında öylesine heyecanlı bir gündü ki çok karışık duygular yaşadım o akşam. En çok saygı duyduğum tabi ki koskoca bir emek olması. Selen Hanım'ın nasıl yazmaya başladığından, oyuncu arkadaşlarını nasıl seçtiğine, okuma provaları ve sahneye koyma süreci derken söylediği her cümle aklıma geldi ve daha güçlü alkışladım. Onun adına hem gururlandım hem de çok mutlu oldum :) Tabi bir de oyunun bu kadar sevilmesi, ödüllere aday olması bile o kadar gurur verici ki.. Selen Hanım’ı sevip takip ediyoruz ama yaptığı bu işte ilk defada olsa yakından destek olmak bizi mutlu etti açıkçası :)


Aşağıdakilerde çektiğimiz fotoğraflar :)







Haydi bakalım haftaya görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın :)



















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder